Orion'un Kuşağı

Tuz

14 Şubat 2017

Tuz gibi.

Neşeli değilim, ya da umutlu;

Mutlu değilim, ya da sevinçli;

Kızgın değilim, ya da öfkeli;

Dargın değilim, ya da dalgın

Tuz gibiyim bugün.

Ateş gibi cüretkâr olmayan bir yakıcılığa sahip…

Kendimi tuz olarak tanımlamanın üstüme yıktığı bir görev var ki, o da bir tuzun nasıl hissettiğini anlatmaya çalışmak. Eğer “tuz gibiyim” diye bir cümle kurar ve halet-i ruhiyenizi bu cümle içinde anlamalarını beklerseniz daha çok beklersiniz. O yüzden ben sizden böyle bir şey beklemeyeceğim.

Bakalım… Şimdi, eğer bir tuzsanız belli başlı bazı özelliklere sahipsiniz demektir. Aşina olduğumuz bir kristal yapı, çoklu çok çoklu parçacıklar, renksizlik ve yakıcılık.

  • Kristal Yapı: Birimden bütüne bir tekrarın, düzenin sonucudur Tuz. Lakin bu bütünün kendisi dağınıktır, iskelet oluşturabilecek sertlikten muzdarip ve her an her yana gidebilecek bir savrukluğun esiridir.
  • Çoklu çok çoklu parçacıklar: Detayın ve dik kafalılığın baş gösterdiği parçacıklar evresinde Tuz, kendi kafasına göre hareket etmek isteyen parçacıklarının bütünlüğünü korumakla lanetlenmiştir.  Su, eski bir kan davasının karşılığıdır onun için, bütünlüğünü tehdit eden.
  • Renksizlik: Şeffaf bir beyazlığın içinde çizgisini belli edemeden gider gelir.
  • Yakıcılık: Tuz bu özelliğini tanımlamak için hep başkalarına ihtiyaç duyar. Bir deriye, açık yaraya…

Tuz gibiyim bugün.

Böyle bi' şeyler de var?

1 Yorum

Ceylan 5 Mart 2017 at 00:17

Etkileyici bir yazı

Cevapla

Yorum Bırak