Orion'un Kuşağı

Ölü Bir Adama Mektuplar-2

15 Temmuz 2016

Temmuz 2016

Merhaba,

Telefonlar, bilgisayarlar yerine hala mektuplarla konuşuyor olsaydık; bu, insanlığı birazcık düzeltebilirdi. En azından ivmemizi azaltırdı. Dünyaya bir baksana, haber izleyemiyorsundur muhtemelen. Mektup yazmak bize sabır katar, uzun düşünür kısa konuşurduk hiç olmazsa. Beklemeyi unutmazdık, satır aralarına ömürler sıkıştırmayı da. Milena’ya yazılan mektupları okuduğumda da benzeri şeyleri düşünmüştüm. Sen de düşünmüştün, eminim. Şimdi o mektupları da kendi oyunlarımıza alet edip içlerini emiyoruz. Üzücü; fakat biraz hissizleştim açıkçası, buna üzülemeyeceğim.

Hayat bazen; ağıt olarak yazılmış anonim sözlerin, neşeli türküler halinde çalınıp söylenmesi gibi. Zaman zaman biri bizimle dalga geçiyormuş gibi hissediyorum. Sonra bakıyorum her taşın altında yine homosapiencikler. Bu çelişkiler aleminde bir başkasının zihnine ulaşmak hakikaten çekilir dert değil. Yine de bir keresinde, seni dinleyebileceğimi söylediğimde verdiğin cevabı hayal meyal hatırlıyorum. Buna gerek olmadığını söylemiştin, olsa bile bu, seni dinleyecek değil, aklını okuyacak biri olmalıymış vs. Bunu anladığımı düşünüp sana inanmıştım. Birinin zihnine ulaşmak zahmetine katlanmaktan bahsediyordun ve ben, yalnızca buna saygı duyabilirdim. Bu söylediğin yalandı biliyorsun; çünkü aklının okunmasını istediğini sanıyordun. Oysaki insan son tahlilde kendi aklında boğulmayı tercih ediyor. Hiçbir kuyu, zihnin kuyularından derin değil. Bundan nasıl emin olduğumu sorabilirsin; fakat cevabı biliyorsun. Aklını okudum.

Bir süper kahraman değilim, bir anti kahraman hiç değilim. Öyle akıl okumak, telekinezi vb. gibi afilli isimlere sahip özel güçlerim yok. Tek bildiğim; istediğini söylediğin şeyi, istemeden yapmış olduğum.

Öte yandan bu çok sakıncalı; mümkünse, nefret saldırılarından sonra yayın yasağı getirileceğine, insanların bir başkasının aklını okumasına yasak getirilmeli. Buradan tüm yetkililere seslenmiyorum; çünkü bu alalade bir mektup.

Salyangozların süpersonik kahramanlar olduğu bir evrende görüşmek üzere.

Sağlıcakla kal.

Böyle bi' şeyler de var?

Leave a Comment